27 Eylül 2015 Pazar

Kanada'yı Ele Geçirme Yolunda - Gonna Conquer The Canada

Bugünün çok fantastik bir gün olduğunu belirtmem lazım. Resmen dün hiçbir şey yapmamış olmamın acısını çıkarttım. Sabah Colin ve biz 5 exchange benim ilk geldiğim gün gittiğim kiliseye gittik ve orada diğer exchangelerle buluştuk. 4 Türk, 1 Kolombiyalı, 2 Alman ve 13 Brazilyalı olmak üzere 20 exchangedik(kilisenin toplamından fazlaydık:D). Bir çok kişiyle tanıştım. Kilisede Colin'in konuşmasını dinledikten sonra onlardan ayrılıp daha da başka exchangelerle buluşmaya nehir kenarına indik:D. Orada sayıyı bilmiyorum ama 6 Türk, biraz Çinli ve daha da fazla Brazilyalı vardı. Bu ne ya diyecek olursanız evet bence de Brazilyalılar Kanada'yı istila etmeye gelmişler. Onların devleti onlara buraya bedava gönderip bir de üstüne onlara haftalık harçlık yatırdığı için rahatlar:D.
Grupla buluşunca normalde bot turu olacaktı nehirde ama nehir çok dalgalı ve rüzgarlıydı. Bu nedenle nehrin ortasındaki bir adaya gittik. Orada bir ada turu attık ama turdan daha çok 6 kişilik matrak grubumuzla eğlendik diyebilirim:D. Tabi biz 6 genç neredeyse hiç geyik yapmayınca 3 hafta olacakları düşünebilirsiniz:D. İki şey fark ettim. İlki biriyle konuşmak başka, bir grubun ortasında olmak başka:D. Sanırım geldiğimden beri bu kadar kahkaha atmamıştım(bu eğlenmiyorum demek değil!). İkincisi de sadece 3 haftada İngilizce refleksleşmiş bende. "Evet, hayır" vb. basit tepkileri direk İngilizce veriyormuşum:D. Ben farkında bile olmadan Türkçe konuşmanın ortasında böyle davrandığımı fark edince biraz şaşırdım tabi:D. Tabii ki sadece Türkler olarak takılmadık. Gidip Brazilyalılar'ın da arasına kaynadık ki hiç zor değildi çünkü neredeyse farkımıza bile varmayacaklardı:D. Adada dolandıktan sonra yemek yedik ve geri döndük. Bu kadar kısaymış gibi görünmesine rağmen sabah 7'de kalkıp eve saat akşam 7 civarı döndüm. Türkler olarak bir grup kurduk ve beraber yapabileceğimiz şeyler planlamaya çalışıyoruz. Bir arkadaşımız ben çoğu yemeği yapabiliyorum dediği için onu aşçı belledik akşam yemeğine falan gideriz herhalde:D.


Tipik fotoğrafım olmasa olmazdı:D


Ada Tayfa:D
(Soldan sağa Yalın, Barkın, bendeniz, Mustafa, Buket, Lale) 


Dev bir ağaç ve Mustafa'nın kutsal pantolonu(parlıyoo)


Saçım o hale gelmeyi nasıl becermiş hiçbir fikrim yok. 


Tamam Türk olduğumuzu belli etmek lazımdı :D


Bu da can sıkıntısından(Lale'yi kaldırmayı başaramadık bile)



Gonna Conquer The Canada

Today was a totally funny but tiring day. I got up at 7 am. Colin and we the 5 exchange student went to the church that I went at the first day that I came here. We met some other exchanges there. We were 20 student, more than the entire church:D. 4 Turkish, 1 Colombian, 2 German and 13 Brazil. I met lots of people. We joined the church and listened to Colin. After that, 5 of us and Colin went to shore to meet more exchanges. We were 6 Turkish there and there was some from China and lots of Brazil as well. I thınk they are trying to conquer Canada. As their goverment sends them free and gives them a weekly budget, they are really happy to come here I guess:D. There would be a boat tour in the river but the river was so wavy and windy that we only went to a island. It was a great island but hanging out with a group was greater:D. I noticed two different things. One of them is there is a difference between talking to a friend and talking with a group of friends:D. I haven't laughed that hard since I came here(that doesn't mean that I'm not having fun!). And the other thing is, in just 3 weeks I got some English reflex. For example I use English unwillingly when I say something like "yes, no" etc. It's like a reflex you know:D. AFter eating something in the island we went back. It seems like a short day but I went home at 7 pm.:D. It was awesome. We made a Turkish group in watsapp and we want to plan something together:D.

5 yorum:

  1. Hep soracagim unutuyorum. Yabanci dil dersi var mi okulda? Ve varsa o ders Ingilizce olmadigina göre ne? :)

    YanıtlaSil
  2. Bak simdi icim bir tuhaf oldu Metehan. Neden dersen... o TR'deki, annenin blogunda yayinladigi fotograflardaki Metehan'in o bayildigimiz gülüsü nerde kaldi? Hic birinde göremedim. Cok durgun geldin bana ilk defa. Umarim tesadüftür.

    Bir de hep soracagim soracagim unutuyorum. Orada sana ne diyorlar? "Metehen" mi? yoksa kisaca "Met" mi...cok severler isimleri kisaltmayi malum:)

    YanıtlaSil
  3. Yabancı dil olarak Fransızca var, sanırım ikinci dönem alma şansım olacak.

    Hiç dikkat etmemiştim aslında gülüşüme tesadüf herhalde:D
    Ve bana değişik hitap çeşitleri var. Evdekiler "Meta" tarzı bir şey diyorlan e ve a karışımı ama a'ya yakın. Okuldaki arkadaşlarım genelde Mete diyor, bazıları Metehan diyor ama sonundaki vurgu biraz farklı. Öğretmenlerim Metehan diyor ve doğru diyorlar genel olarak. Han kısmını uzatarak söylüyorlar dediğim gibi vurgu farkından.En ilginci ise okulda koridorlarda gezen bir bayan var yardımcı olmak için. Bir kere adımı sordu, söyledim. Bir daha da hiç söylemedim ve aynı Türk gibi söylüyor:D İlk seslendiğinde ben Mustafa sesleniyor diye düşünmüştüm yani başkası öyle diyemez:D

    YanıtlaSil
  4. Muhtemelen şuanda hayatının en unutulmaz günlerini yaşıyorsun:) Ne güzel^^ Tadını çıkarmaya bak!

    Sevgiler..

    YanıtlaSil