14 Şubat 2016 Pazar

Haftasonu Kaçamağı - Weekend Road Trip

Evet şok edici haberlerim var! Arka arkaya iki yazı yazıyorum! Bu da yetmezmiş gibi bir de fotoğraflarım var! Daha iyi ne olabilir ki:D.

Dün sabah erkenden saat 7'de kalktım. Colin beni arabayla şehir yakınlarına götürdü ve orada araba değiştirerek Barkınlara katıldım. Neye katıldığımı açıklamam gerekirse, Barkın ve Tina (host annesi) yanlarına Kathie (alman exchange, bu dönem geldi) ve Valerie'yi (Kathie'nin host annesini) de alarak Fredericton'a doğru yola çıkmışlar. Beni de aralarına aldılar. BU gezileri sık sık yapıyorlarmış. Nereye gittiklerinin önemi yok, yolculuk çok zevkli geçiyor zaten:D.

Yolda bir kaç kere mola vererek Fredericton'a 12 civarı vardık. Acelemiz de yoktu zaten. Fredericton New Brunswick'in baş kenti oluyor bu arada:D. Bir kış festivali varmış oraya katıldık. Annem olsa bayılırdı eminim. 8 dolar giriş ücretini ödeyince giriyorsun ve istediğin kadar kalabilirsin tüm etkinlikler de bedava. İçeride el yapımı süsler ve tablolardan oluşan bir sergi vardı. Çok yetenekli bulduğum bir büyücüyü izledik ki on tane numarasından üçünü falan anlamışımdır nasıl yaptığını:D.

Buraya kadar bir alışveriş merkezinin içindeydik, sonra dışarı çıktık. Dışarıda da köpeklerin çektiği kızak, lamalar, midilliler, buzdan bir labirent ve kayma tepesi vardı.Etkinlikler çok küçük çocuklar içindi ve çok sıra vardı. Yine de labirente ve kaymaya gittik. Ben simidin içinde otururken Barkın beni tepeye kadar çekti:D. Aşağı inince tekrar yapıyor muyuz dedim. Sus ölüyorum şu anda diye efsane bir tepki aldım:D. Atabinmek isterdim ama çok küçüktiler. Dediğim gibi küçükler içinmiş.

Yol selfiesi:D
Soldan sağa:
Valerie, Kathie, Barkın, Ben ve Tina

Üç kafadar takılırken:D (ben donmamak adına karizmamdan vazgeçmiş vaziyetteyim)


Tina'nın kızıyla(sağdaki) biz kış festivalindeyiz.


Buz labirentindeyken (ben karizma eksikliğimi tuhaf yollarla gidermeye çalışıyorum:D)


Sonra baktık hava soğuk (-30 derece brrr) ve çok sıra var, atladık arabaya geri döndük:D. Pek bir şey yapmamışız gibi gelebilir ama dediğim gibi işin asıl eğlencesi yolculuk kısmıydı. Geri döndüğümüzde de Barkın'ın evine gittim ve orada kaldım. akşam 7 gibi hokey maçına gittik. Maçı izleyeceğimizden değil de işte ortam olsun diye:D. Sonra evde müzik açıp sohbet ederek akşam 1'e kadar falan oturduk.

Sabah ise 10'da kalktık. Kahvaltı edip televizyon seyrettik ve 12 gibi ben Colin'le buluşmak için öğle yemeğine gittikleri otele gittim. Bunların haricinde sevgililer günüm böyle boş geçti:D. Ve ben saat farkını biraz geç de hatırlamış olsam (geçmiş) Sevgililer Günü'nüz kutlu olsun:D.

Weekend Road Trip

Yesterday I jioned my friend Barkın's road trip. Barkın, his host mother Tina, the new German exchange Kathie, her host mother Valerie and I went to Fredericton. They said that they do this kind of trips very often. It usually doesn't matter where they go because the trip's itself is the enjoying part:D.

We went there slowly. We stopped at some points to go to shopping or that kind of stuff. We arrived there around 12 am. Fredericton is the capital of New Brunswick. We went there to join a winter festival. Festival was a great event. There were lots of homemade things to see or buy. There were a really skilled magician:D. And outside, there were an ice maze, sliding hill, dog slide and ponies. There were lots of people and it was mostly for little children. But we still went into the maze and slide on the sliding hill:D. After an hour we saw that there were too much line for everything and we were freezing (-30 degrees) so we decided to come back. It may seem like we didn't to much things but like I said the car trip part was the best:D.

After we came back, I stayed over Tina's house with Barkın. We went to a hockey game. Then we stayed at his room, playing music and talking. That was certainly a fun day:D.

I didn't do much today. And as I just realized the time difference, Happy (late) Valentine's Day:D.

10 Şubat 2016 Çarşamba

Prince Edward Island - PEI

PEI New Brunswick'in kıyısına yakın bir ada. Geçen hafta cuma günü oraya tatile gittik. Shiann'in telefonuyla bir çok fotoğraf çektik ve ben kaç gündür onları almaya uğraşıyorum ama hala bana atmadı ve ben de başının etini yiyip en sonunda bana "al da ne halt yiyorsa ye" tarzı bir tepki vermesin diye aralıklarla soruyorum. Aldığım zaman artık ayrı bir şekilde yayınlarım ne yapalım:D.

Evet gittik dedim, kim kim gittik? Ben, benim kaldığım aile, Türklerden Mustafa ve Barkın, bir de iki Brezilyalı kız(2 çünkü 3.sü Brazilya'ya erken döndü). Biz Türkler ve Colin bir odada(evet biliyorum, ööğğk), kızlar diğer odada kaldık. Cuma kar tatiliydi ve bu bize zaman kazandırıyordu. Ama ayrıca fırtına yaklaştığından erken yola çıktık. öğleyin 12 gibi Shiann ve Ahna hariç toplanıp yola koyulduk. Onlar da sonradan katıldılar bize.

Otel büyüktü ve kış aktiviteleri üzerine kurulmuştu. Haftasonu açıktı sadece. Yemekleri ve odaları güzeldi (sadece Türkler kalsak daha çok sevebilirdik tabii). İlk gittiğimizde bi süre odadan çıkmayıp kendimize geldik. Sonra etrafı keşfe çıktık. Masa tenisi, bilardo vb. oyunların olduğu bir yer bulduk. Masa tenisinde 3-2 Mustafa'ya yenilmeme karşılık o ve Barkın'a karşı yaptığımız bilardo maçında (oyununda?) ikisini de yere serdim diyebilirim:D. Daha da oynamadılar zaten:D.

Ertesi gün daha enerjiktik. Kahvaltıdan sonra yürüyüşe çıkıp ağaçlık alanları gezdik. Eğer ki birinden şeritlerle kapatılmış bir yere girip ağaçların arasındaki küçük bir açıklıkta kuru ağaç dallarını yakarken köpek havlamaları duyduğumuz için hemen ateşi karla kapatıp tüydüğümüzü işittiyseniz bilin ki yalandır. Uslu çocuklarız biz.

Sonrasında atla kızak gezisine gittik. Pek bir olayı yoktu esasında. Atlar kızağı çekiyor sen de kızakta oturuyorsun. Kulağa hoş geliyordu ama etrafta görülecek bir şey yoktu ve atların arkasına çok da uzak olmadığımızı söylersem kokuyu tarif etmem gerekmez herhalde:D.

Bunun ardından öğle yemeğini yedik. Sonrasında havuza gitmeye karar verdik. Havuz güzeldi ama çok küçük çocuk vardı ve sıcaklığı iyi ayarlayamamışlardı, soğuktu. Yani ilk başlarda sorun değildi de biz çok zekice bir karar verip sıcak su bölümüne (ne deniyor hiçbir fikrim yok ama eminim anlarsınız) girince ve oranın sadece yarım saatlik olduğunu öğrenince çok üzücü şeyler yaşadık. Soğuk olduğundan tekrar havuza giremedik, biz de titreyerek çıkıp kurulandık.

Akşam yemeğinden sonra tamamen Mustafa'yı suçladığımız bir şey yaptık. Yorgunduk ve hava kararmıştı ama eğlencesine kızakla kayalım dedik. Kızak dediysem de su parklarındaki simitlere binip kayıyordum. Tepe dik falan değildi bu yüzden birbirimizin simitlerini tekmeleyerek ittik. Mustafa'nın beceriksizce nişan alması sonucu kaburgalarıma bir tekme yemiş olmam da cabası. Buraya kadar iyi hoş ama sonra Colin snowshoing yapacağını söyledi. Türkçesi ne bilmiyorum ama özetlemek gerekirse ayakkabına şu kar ayakkabısı şeylerini takıp karda yürüyüşe çıkıyorsun. Ne diye bu kadar büyüttüler hiç anlamadım açıkcası. İşte şöyle yürümelsiniz böyle yapmalısınız diye iyice konuşup sonra da yapabilir misin diye sordular. Tam bir sağduyu örneği göstererek dediklerini dinlemedim (sıkıcı!). Sonra da elbette dedim yaparım. Dışarı çıktım. Yürüdüm az. Neye dikkat etmem gerektiğini fark ettim. Sonra koşmaya başladım:D. Hiç takılmadım bir şey de olmadı yani:D. Yapmanız gereken tek şey topuğunuzdaki parçaya takılmamak ve bacaklarınızı açarak yürümek ve ya koşmak. Dürüst olmak gerekirse yazın terliklerimi anıma almayı unuttuğum için sıcak taşlara basmadan bir sağ bir de soldaki şezlongların gölgelerine basa basa koşuşumdan pek de farklı değildi:D. İşin en kötü yanı 3 kmlik bir yürüyüşmüş. Yoğun bir günün ardından bitmeyen 3 km resmen hepimizi üzdü.Bu olayın en komik yanı ise burada kime sorsan Mustafa ve Barkın'ın benden daha sportif olduğunu söyler size. Bir nevi haklılarda, biri yüzücü, biri basketbolcu. Ama işin aslı şu ki 3 kmlik yürüyüşte onlar ayakkabılarındaki eklentileri yarısında çıkarttılar ve vardığımızda nefes nefeselerdi. Bense rahat bir şekilde yürüyerek sohbet ediyordum. Tamam o kadar da rahat değildim, ayaklarım ağrıyordu ama bunu dışarıya göstermeme gerek yok:D.

Ertesi gün, yani Pazar günü, aslında akşam dönecektik ama Colin'i işe çağırdıkları için kahvaltıdan sonra döndük. Sonuç olarak, en eğlenceli gezim olmasa da Türk tayfa olarak eğlenmenin yolunu bulduk diyebilirim:D. Güzel bir geziydi. Ayrıa Brazilyalıların son gezisiydi. Onlar artık evlerindeler. Benim önümde 5 ay daha var:D. Hadi bakalım.

Prince Edward Island

Last week, we went to PEI for weekend. It was last week but I'm writing now because I was trying to get the pictures. I couldn't so I'm just writing:D.

Friday, me, my host family, two other Turkish boys and two Brazlian girls went there. It was kind of a long trip. We stayed in a winter hotel which is only open for weekends. The hotel had lots of things to do.

First day we didn't do much as we were all tired. I played table tennis and pool with my Turkish friends. On Saturday, we woke up early. After the breakfast, we went for a walk around the building. Then they took us to a horse slide tour which was funny. After lunch we went to swimming. But the pool was cold so we went to hot tub. That was a terrible idea as we were all freezing when we got out of the tub. So we decided not to freeze and went back to our room. After the dinner, boys wanted to go skating but there were no fitting skates so we went to sliding hill and then snowshoing. Snowshoing was a pain. Not because we were wearing that weird snowshoes but it was 3 km walk. So that was really painful:D. Boys took off their snowshoes. I guess something was wrong with their's but mine were okay so I used them. The weird thing was they were explaining how to walk with the snowshoes and expecting us to do something wrong but it was pretty easy. They asked me if I could walk, I said of course. Then started running:D.

On Sunday we were planing to leave later but it turned out that we had to go back earlier. So we couldn't do something on Sunday.

So, the weekend was fun. It's always fun with my friends:D. This was also the Brazilian girls' last trip. They went back to their country. On the other hand, I still have 4 more months to go:D.